
Paris Saint-Germain, Etihad Stadyumu’nda Manchester City‘yi 4-2 yenerek etkileyici bir galibiyet aldı. Şampiyonlar Ligi’nin mevcut şampiyonu PSG, ilk yarıda üstünlüğünü ortaya koydu ve maçın hakimi oldu.
Manchester City, Premier League finansal kurallarını ihlal ettiği yönünde suçlu bulunduktan sonra ilk kez kendi evinde sahne aldı. Takım, “dünyaya karşı biz” mesajıyla meydana çıktı ve kulüp yönetimine açık destek verdi.
Pep Guardiola, on yıl boyunca başarıya imza attığı bu stadyuma döndü. Guardiola, sıkıntılı günler yaşayan başkan Khaldoon Al Mubarak ile icra kurulu başkanı Ferran Soriano’ya destek vermek için ikilinin bir sıra arkasında yer aldı. Kasketiyle sakin bir duruş sergileyen Katalan teknik adam, dikkat çekmemeye özen gösterdi.
Guardiola’nın dönüşü için küresel bir izlenme potansiyeli taşıyan bir maçı seçmesi ise büyük anlam taşıdı. Guardiola, bağımsız bir komisyonun verdiği suçlu kararının ardından eski yöneticilerini itirazda aklamaları için destek veriyor ve dış dünyanın gürültüsünü görmezden geliyor.
Stadyumun adını taşıyan tribün, “CTID” (City ‘Til I Die, yani “Ölene Kadar City”) mozaiğiyle süslendi. Maç öncesinde ise birkaç rock konserine yakışacak düzeyde havai fişek ve piroteknik gösteri yapıldı.
Ev sahibi ekibin kendinden emin ve meydan okuyan bir görüntü çizme stratejisi, maç başlayana kadar iyi işledi. Ancak Şampiyonlar Ligi’nin mevcut şampiyonu PSG, ilk yarıda sert bir gerçeklik dersi verdi. Fransız ekibi, futbolunun çarpıcı güzelliğiyle City’nin tüm savunmasını alt üst etti. Sahanın dışındaki dramatik atmosfer, sahadaki mücadeleyle de örtüştü. City’nin ikinci yarıdaki toparlanması utanç verici bir tabloyu önledi ve PSG’nin 4-2’lik galibiyetiyle sonuçlanan, akılda kalıcı bir maç ortaya çıktı.
İlk yarının yıkımı
Ligin ilk yarısında Anfield’da 3-0 kazanan City, bu kez Etihad’da hızlı bir düşüşle karşılaştı. Luis Enrique’nin PSG’si, Desire Doue, Ousmane Dembele ve Vitinha’nın golleriyle ilk 45 dakikada 3-0 öne geçti. Devre arasındaki skor, ev sahibine bir anlamda iyilik yaptı.
Guardiola’nın adının stadyumda yankılandığı bir atmosferde başlayan maç, ilk 15 dakikada şoka dönüştü. City’nin oyuncuları, Anfield’da olduğu gibi sakin ve düzenli görünemedi. Enzo Fernandez gibi mücadeleci bir oyuncu bile rakiplerinin gölgesini kovalar hale geldi. Manchester City’yi saran fırtınaya karşı durabilen oyuncular, sahada ağır bir yük altında ezildiler. Bu nedenle devre arasından sonra sergiledikleri performans daha da takdire değer hale geldi.
Guardiola, tribünde hem kaygılı hem de heyecanlı görünüyordu. Gvardiol’ün bir kafa vuruşunun çizgiden çıkarılmasına Guardiola elini yüzüne götürdü. Erling Haaland’ın skoru yaklaştıran golünde ise yerinde oturmayı sürdürdü ama yumruklarını havaya kaldırarak sevincini gösterdi.
Guardiola’nın bu maçtan keyif alması da mümkündü. Futbolu hücum odaklı izlemeyi seven bir teknik adam olarak, maçın çılgın ritmi ona cazip gelebilirdi. Maç sonrası Maresca ile yapılacak görüşmenin gündemi de oldukça yoğun olmalıydı.
Maresca’nın değerlendirmesi
Maresca, PSG’nin ilk yarıdaki üstünlüğüne rağmen, Şampiyonlar Ligi’nde bu takımla yeniden karşılaşmaları halinde City’nin umutlu olabileceğini düşünüyor. Teknik adam, rakibi övdü:
“PSG’ye karşı oynamayı çok seviyorum çünkü cesur bir takımlar. Nasıl baskı kuracaklarını biliyoruz. Adam adama oynuyorlar ve topla çok dinamikler. Avrupa’nın en iyi takımı bu. Harika futbol oynuyorlar.”
Maresca, sonucun nedenini de açıkladı:
“Ama bence oraya geldik. Zorlanmamızın nedeni, çok kısa sürede iki erken gol yemiş olmamızdı. Sahadayken zor gelebilir, ama ikinci yarıda yeterince pozisyon ürettik ve belki bir şeyi hak ettik. İlk yarı için üzgünüz ama şu an oldukça memnunuz.”
Yorumcuların gözünden maç
Maç için Match of the Day programında yorum yapan eski Manchester City savunmacısı Nedum Onuoha, karşılaşmayı “harika bir eğlence” olarak nitelendirdi ancak “normal bir futbol maçı olmadığını” da ekledi.
Onuoha, şunları söyledi: “İki takımın da aynı anda oyuna girdiğini hissetmedim. İlk yarıda PSG mükemmeldi, City ise tempoyu tutturamadı. Bunun sonucunda ağır bir cezaya çarptılar ve maç onları bıraktı. İkinci yarıda değişiklikler yaptılar, toparlandılar ve kendi taraftarlarının önünde oynadıklarının bilinciyle daha agresif, daha öne çıkan bir oyun sergilediler. Bu yüzden City’nin arka arkaya şutlarını gördük.”
Onuoha, maçın bağlamına da dikkat çekti: “Bu iki takım altıncı ya da yedinci haftada oynasaydı, bu tabloyu görmezdik. Her iki takım da daha defansif davranır, maçı farklı bir şekilde ele alırdı. Ama bu aşamada, bu gece oynanan diğer maçlarda da gördüğümüz gibi, sadece goller, goller ve daha fazla gol var.”
Bu sonuçla Luis Enrique’nin takımı, Premier League’in korkulu rüyası olmayı sürdürüyor. PSG’nin City’ye karşı kazandığı bu galibiyet, Liverpool, Aston Villa, Tottenham Hotspur ve Arsenal’in de aralarında bulunduğu Şampiyonlar Ligi kurbanları listesine eklendi. Enrique’nin ekibi ayrıca geçen sezon yarı finalde ve finalde de City’yi yenmişti.
Manchester City için sıradaki maç, cumartesi günü evinde oynayacağı Ipswich Town karşılaşması. Premier League’in ceza kararı ve itiraz sonucunu beklediği bir dönemde, bu maç belirsizliklerle dolu bir ortamda oynanacak.