2026-27 Şampiyonlar Ligi, 36 takımın lig etabındaki ilk iki maçını tamamlamasıyla büyük bir hız kazandı. Avrupa’da yeni sezonun ilk haftalarında gol yağmuru yaşanıyor. Hatta 2. maç gününde 18 maçta toplam 78 gol atılarak yeni bir rekor kırıldı.
Paris Saint-Germain, Mayıs ayında Budapeşte’deki finalde Arsenal’i penaltılarla yenerek üst üste ikinci Avrupa Kupası’nı kazandı ve savunma şampiyonu olarak sezona girdi. Luis Enrique’nin takımı son yaklaşık 18 ayda rakiplerinin çok üzerinde bir performans sergiledi. Ancak üst üste üçüncü şampiyonluk için ciddi bir mücadeleyle karşılaşması bekleniyor.
Peki şu anda PSG’ye Avrupa üstünlüğü konusunda meydan okumak için en iyi konumda olan takım hangisi? Güç Sıralaması’nı turnuva boyunca takip edecek, adaylar arasından gerçek iddialıları ayıklayacağız.
Son güncelleme: 8 Eylül 2026
Dışarıda kalma tehlikesi olanlar
Bu sezon sıralama farklı görünüyor. Lig etabının yapısını yansıtarak 36 takımı 1’den 36’ya değil, ilk 24 adayı sıralayıp geri kalan 12 takımı “dışarıda” bırakacağız.
Bu 12 takımın hiçbiri turu geçemeyecek anlamına gelmiyor. Eleme turlarında her zaman bir sürpriz isim çıkar. Ancak bu on iki takım, bizim değerlendirmemize göre ilk turu geçip Avrupa yolculuklarını sürdürme ihtimali en düşük olan takımlar.
Bu takımlar arasında bu sezon şimdiden başarı yakalayanlar da var. Azerbaycanlı yeni takım Sabah, bu seviyedeki ilk iç saha maçında Slavia Prag’ı yendi. İki Norveçli takım da iz bıraktı: Viking, Bayern Münih ile 3-3 berabere kaldı, Bodø/Glimt ise 24 saat sonra Borussia Dortmund’u yendi. Yine de bu takımların hepsinin play-off turuna kalmak için uzun bir yolu var.
LASK ve Slovan Bratislava gibi bazı küçük takımlar ise görünüşe göre seviyelerinin üstünde kalıyor. Galatasaray ve Fenerbahçe’nin ise şimdiye kadar birlikte sadece bir puan toplaması, Türk takımlarının da turu geçememesi konusunda endişe yaratıyor.
Dışarıda kalanlar: AEK Atina, Bodø/Glimt, Fenerbahçe (⬇️), Feyenoord, Galatasaray (⬇️), LASK, Lens, Lille (⬇️), Sabah, Slavia Prag, Slovan Bratislava, Viking.
24. Napoli (⬇️ Düşüşte)
Napoli, üst üste ikinci sezon eleme turlarını kaçırma tehlikesiyle karşı karşıya. Antonio Conte’nin Avrupa’daki zayıf performansı düşünülünce, geçen sezon lig etabında elenmeleri sürpriz olmadı. Ancak o zamanki Serie A şampiyonunun ilk 24’e giremediğini gören çok kişi şaşırdı. Conte’den sonra, AC Milan’dan ayrılan Massimiliano Allegri göreve getirildi.
Allegri’nin başlangıcı iyi olmadı. Yönettiği altı Serie A maçında yalnızca üç galibiyet aldı. Napoli, Şampiyonlar Ligi’nde Arsenal ve Villarreal’e kaybettikten sonra hâlâ ilk puanını arıyor. Son iki maçta Sabah ve Viking’i karşılayacak olsa da, önce eleme yarışına yakın olmaları gerekiyor.
23. Villarreal (⬆️ Yükselişte)
Villarreal, geçen sezon Şampiyonlar Ligi’nin en büyük hayal kırıklıklarından biriydi. Sarı Denizaltı, sekiz maçta yalnızca bir puan toplayarak 36 takımlı lig etabında sondan ikinci oldu. Bu sezon ise çok daha iyi bir başlangıç yaptı.
İlk maçta Borussia Dortmund’a yenilmelerine rağmen Almanya’dan beraberlikle dönememeleri talihsizlikti. Bu performansın üzerine Napoli’yi yendiler. Bu galibiyette, İñigo Pérez‘in takımının sergilediği üstün bitiricilik dikkat çekti. Önlerinde Slavia Prag ve Sabah maçları varken, Villarreal yeni yıla eleme yarışında güçlü girmeyi hedefleyebilir.
22. Porto (⬇️ Düşüşte)
Porto, iki yıl aradan sonra Şampiyonlar Ligi’ne döndü. Liga Portugal’i geçen sezon kazanan takımı Francesco Farioli çalıştırıyor. İtalyan teknik adam, 2025 yazında göreve geldikten sonra takımı Avrupa’da yenilmesi en zor takımlardan biri haline getirdi. Ancak Avrupa’da iz bırakmak için çalışmaları gerekiyor.
İlk maçta Manchester City’ye yenilmeleri beklenen bir sonuçtu. Ancak Real Betis’e karşı ikinci yarıda öne geçtikleri hâlde 3-2 mağlup olmaları Farioli’yi üzdü. Porto için ev sahibi olarak oynayacakları PSV ve Napoli maçları, bu nedenle adeta zorunlu galibiyet maçları.
21. PSV (⬇️ Düşüşte)
PSV, ilk iki maçtan en az bir galibiyet almayı umuyordu. Geçen sezon lig etabında Napoli ve Liverpool’u ezen Hollanda şampiyonu, eleme turuna kalamamıştı. Bu sezon da yalnızca bir puanla başlaması, tekrar aynı kaderin yaşanabileceği endişesini doğurdu.
Shakhtar Donetsk ile ev sahibi olarak berabere kaldılar, ardından RB Leipzig’e dar farkla yenildiler. Bu maçta Ivan Perisic‘in kaçırdığı penaltı, Peter Bosz‘un takımına pahalıya mal oldu. Kâğıt üzerinde PSV’nin lig etabındaki fikstürü en kolay olanlardan biri. Ancak bu kolaylıktan yararlanmaya bir an önce başlamaları gerekiyor.
20. RB Leipzig (⬇️ Düşüşte)
Leipzig, geçen sezon Avrupa futbolunun dışında kalmıştı. Bundesliga’da üçüncü olarak Şampiyonlar Ligi’ne geri döndü. Ancak yeni sezona kötü başladı ve ilk maçta yeni gelen Como’ya ağır bir yenilgi aldı.
Martin Demichelis için şanslı olan, takımın hemen toparlanması oldu. Brajan Gruda‘nın ikinci yarıda attığı golle PSV’yi dar farkla yendiler. Önlerinde Real Madrid ve Manchester City maçları olduğu için bu galibiyet, Red Bull Arena’da moral açısından çok gerekliydi.
19. Shakhtar Donetsk (⬆️ Yükselişte)
Ukraynalı Shakhtar Donetsk’in Şampiyonlar Ligi’ne dönüşünden çok az şey bekleniyordu. Rusya’nın ülkelerini işgali nedeniyle süregelen göçebe yaşamlarını sürdüren kulüp, bu sezon Avrupa maçlarını Londra’daki Stamford Bridge’de oynuyor. Arda Turan‘ın takımı, bu yeni Batı Londra üssünü AEK Atina’ya karşı kazandığı galibiyetle açtı.
Bu galibiyet, PSV deplasmanındaki takdire değer beraberliğin ardından geldi. Önlerinde Slovan Bratislava ve Fenerbahçe maçları olduğu için, şimdiden dört puanı bulunması Shakhtar’a eleme turlarına giden yolu planlamak için mükemmel bir zemin sağlıyor.
18. Club Brugge (⬆️ Yükselişte)
Club Brugge, yeni Şampiyonlar Ligi formatının ilk iki yılında da eleme turlarına kaldı. Açılış gecesinde Aston Villa’ya kaybettikten sonra toparlanarak San Siro’da Inter’i zorlu bir maçta yendi ve üçüncü kez eleme turuna kalacaklarına inanıyorlar.
Maçın yıldızı Nicolo Tresoldi oldu. Genç oyuncu hat-trick yaparak Avrupa sahnesinde kendini gösterdi. Kanat oyuncusu Carlos Forbs‘un hız ve hünerleri de Inter savunmasını sürekli zorladı. Önlerindeki fikstür görece kolay olduğu için Belçikalı takımın ilk 24 içinde yer alması için kendine güveni yüksek.
17. Stuttgart (⬆️ Yükselişte)
Sebastian Hoeneß, Stuttgart’ı Bundesliga’nın play-off bölgesinden alıp üç sezon içinde iki kez Şampiyonlar Ligi’ne taşıdı. Deniz Undav, takımın ön planda öne çıkan oyuncusu oldu. Arkasındaki Angelo Stiller ve Jamie Leweling ise Avrupa’nın en büyük kulüplerinin ilgisini çekiyor.
Opta’ya göre Stuttgart, 36 takımın en kolay fikstürünü aldı. Viking ve Slovan Bratislava’yı yenerek bu kolaylıktan yararlandılar. Atletico Madrid ve Inter, Kasım ayı sonuna kadar daha zorlu sınavlar olacak. Ancak Hoeneß’in takımı için eleme turu şimdiden çok yakın görünüyor.
16. Real Betis (⬆️ Yükselişte)
Real Betis, 20 yılı aşkın bir aradan sonra Şampiyonlar Ligi’ne döndü. Geçen sezon La Liga’yı beşinci bitiren takım, Manuel Pellegrini yönetiminde İspanya’da yeniden güçlü bir takım olduğunu gösteriyor.
Avrupa’da da iyi bir başlangıç yaptılar. Lille ve Porto’yu art arda 3-2 yenerek hem eleme turu hem de olası bir doğrudan son 16 bileti için iyi bir konumda. Ancak önlerindeki dört maçta bu moralini korumaları gerekiyor. Arsenal ve Bayern Münih ile oynayacakları son iki maça puansız girmek istemeyecekler.
15. Como (⬇️ Düşüşte)
Como, Şampiyonlar Ligi’ne ilk kez katılan ve üç yıl önce üst liglerde bile oynamayan bir takım. Ancak turnuvaya sadece kalabalık etmek için gelmediler. Son iki sezonda İtalya’nın en büyük kulüplerini yenme konusunda ustalık gösterdiler. Cesc Fàbregas‘ın takımı şimdi Avrupa’nın en iyi takımlarını yenmeye odaklanıyor.
Turnuvaya ilk maçta RB Leipzig’i ezerek güzel başladılar. Ancak Feyenoord deplasmanında aldıkları yenilgi, Fàbregas ve kadrosu için sert bir uyarı oldu. Önlerinde Manchester United var. Bu maçı kazanmaları, Kasım ayı sonuna kadar Lens ve AEK Atina maçlarından önce kendilerini eleme turuna çok daha yakın hale getirebilir.
14. Sporting CP (⬆️ Yükselişte)
Sporting, Şampiyonlar Ligi’nin daimi bir parçası haline geliyor. Geçen sezon lig etabında beklenmedik bir şekilde ilk sekiz içinde bitirdikten sonra son 16’da Bodø/Glimt’i epik bir geri dönüşle eleyerek çeyrek finale kadar yükseldiler.
Bu serinin mimarı Rui Borges, hâlâ görevde. Galatasaray ve Lens’i yenerek ilk iki maçını da kazanan takımlar arasında yer alıyorlar. Önlerinde LASK ve Shakhtar Donetsk maçları var. Ocak ayında Barcelona ve Manchester City ile karşılaşmadan önce, ilk sekiz içinde yer almayı garantilemeye çok yakınlar.
13. Roma (⬇️ Düşüşte)
Roma, 2018-19 sezonundan bu yana ilk kez Şampiyonlar Ligi’nde. Gian Piero Gasperini, Giallorossi’yi İtalya futbolunun önemli güçlerinden biri haline getirmek için iyi bir iş çıkardı. Eski Atalanta teknik direktörü yönetiminde başkent kulübü, yenilmesi çok zor bir takım haline geldi. İkinci maç gününde Real Madrid’e karşı 3-1 öne geçtikleri ve son 10 dakikaya girdikleri için büyük bir sonuç bekleniyordu.
Ancak tuhaf oyuncu değişiklikleri, ev sahibi takımın son dakikalarda üç gol yemesine yol açtı. Fenerbahçe deplasmanında berabere kaldıktan sonra iki maçta yalnızca bir puanları var. Önlerindeki Slovan Bratislava maçı, Gasperini ve oyuncularına ilk fırsatta toparlanmak için mükemmel bir şans sunuyor.
12. Borussia Dortmund (⬇️ Düşüşte)
Borussia Dortmund, Erling Haaland, Jude Bellingham ve Achraf Hakimi gibi isimlerin süperstar olma yolunda geçtiği, Avrupa futbolunun en iyi yetiştirme okulu olarak ün kazandı. Ancak son yıllarda bu tür elit oyuncular azaldı. Bu nedenle Bundesliga devi, yaz aylarında gençlere yöneldi. Niko Kovač‘ın şu anda elinde neredeyse sınırsız potansiyele sahip bir kadro var.
Bu potansiyel, Bundesliga’da güçlü bir başlangıç yapmalarını sağladı. Ancak Şampiyonlar Ligi kampanyaları, Bodø/Glimt’e Arktik Çember’de yenilmeleriyle sarsıldı. Olumlu tarafı, Villarreal’e karşı bir galibiyetleri olması. Üçüncü maç gününde Sabah’ı karşılamaları ise galibiyet yoluna dönmek için ideal bir fırsat.
11. Manchester United (⬇️ Düşüşte)
Michael Carrick, geçen sezonun ikinci yarısındaki etkileyici geçici görev döneminde Manchester United’ı Şampiyonlar Ligi’ne geri döndürdü. Ancak kalıcı teknik direktör olarak başlangıcı pek planlandığı gibi gitmiyor. Kırmızı Şeytanlar, sezona tüm kulvarlarda ilk dokuz maçın yalnızca ikisini kazanarak başladı.
Bu galibiyetlerden biri Old Trafford’da yeni katılan Sabah’ı ezdikleri Şampiyonlar Ligi maçıydı. Ancak ardından Atletico Madrid deplasmanında aldıkları yenilgi, kadrodaki bitiricilik ve üst düzey deneyim eksikliğini ortaya koydu. Önlerinde Como ve Roma ile zorlu iki maç var. Carrick’in bu iki maç sırasında hâlâ görevde olup olmayacağı ise belirsiz.
10. Inter (⬇️ Düşüşte)
Inter, geçen sezon Şampiyonlar Ligi’nin en büyük düş kırıklığı yaşayan takımlarından biriydi. 2025 finalistleri, Bodø/Glimt’e hem deplasmanda hem de iç sahada yenilerek eleme turunda elendi. Cristian Chivu, bu hayal kırıklığından sonra takımı toparladı ve ilk yılının sonunda yurt içinde double başarısı getirdi. Ancak Avrupa’da durum henüz iyileşmedi.
Opta, Inter’in 36 lig etabı takımı arasında ikinci en kolay fikstüre sahip olduğunu belirtti. Ancak Real Madrid’e ilk maçta kaybettikten sonra, Club Brugge’e iç sahada 4-3 yenilerek tabloda alt sıralara düştüler. Durumlarını düzeltecek zamanları var. Ancak derin bir koşu yapabilecekleri iddiası şimdiden tartışmalı görünüyor.
9. Aston Villa (⬆️ Yükselişte)
Aston Villa, yaz aylarında büyük değişiklik yaşadı. Avrupa Ligi finalindeki başarılı kadrolarının altı ilk 11 oyuncusu takımdan ayrıldı. Unai Emery, çoğunlukla yeni transferlerden oluşan bir takım kurmak için geçiş sezonu geçiriyor. Yeni oyuncuların bir kısmı sakatlıklarla geldi. Ancak Villa Park’ta yavaş yavaş momentum yakalanıyor.
Şampiyonlar Ligi’nde işler çok iyi gitti. Club Brugge deplasmanındaki galibiyetin ardından Fenerbahçe’yi 6-0 yendiler. Önlerinde ev sahibi olarak oynayacakları Viking maçı var. Ardından Kasım sonunda Camp Nou’da Barcelona’ya konuk olacaklar. Üç galibiyet almaya güçlü bir şekilde inanıyorlar.
8. Atletico Madrid (⬇️ Düşüşte)
Atletico Madrid, geçen sezon Arsenal’e yenilene kadar yarı finale kadar zorlu bir yol kat etti. Diego Simeone, takımının bu sezon da derin bir koşu yapabileceğine inanıyor. Anfield’de ilk maçta Liverpool’a yenilmelerine rağmen bu inanç hâlâ güçlü.
Atleti, ikinci maçta Manchester United’ı Metropolitano’da yenerek etkileyici bir şekilde toparlandı. Kasım başında Bayern Münih ile karşılaşmaları var. Ancak diğer maçları kazanılabilir görünüyor. Bu nedenle ocak ayında otomatik olarak son 16’ya kalan takımlar arasında yer alması oldukça mümkün.
7. Liverpool (⬆️ Yükselişte)
Liverpool, 2024-25 sezonunda olduğundan bir tur ileri gitmesine rağmen, geçen sezon Şampiyonlar Ligi’ndeki performansı kötüleşti. Üst üste ikinci kez PSG tarafından elendiler. Andoni Iraola, Arne Slot‘un yerine geçerek Anfield’a heyecan verici ve hücum odaklı bir futbol getirmeyi hedefliyor. Ancak şimdiye kadar gelişmeler küçük kaldı.
Yine de Kırmızılar, iki maçtan iki galibiyetle başladı. Anfield’da Atletico Madrid’i geriden gelerek yendiler, ardından Avusturya’da LASK’ı altı golle ezdiler. Bradley Barcola, bu maçta hat-trick yaparak Liverpool kariyerine golle başladı. Kolay bir fikstürleri olduğu için Iraola’nın takımı ilk sekiz içinde yer almaya güvenebilir.
6. Manchester City (↔️ Değişmedi)
Muhtemelen hiçbir takım Manchester City kadar bu sezon Şampiyonlar Ligi’ni kazanmak istemiyor. Premier League’in mali kurallarını ihlal ettikleri için büyük bir ceza almaları bekleniyor. Enzo Maresca‘nın takımının Avrupa’nın elitleri arasında kalmasının tek gerçekçi yolu, kıtanın en büyük kupasını kazanmak.
Çarşamba günkü PSG maçındaki yenilgi, yeni City’nin çok hızlı bir şekilde ulaşması gereken seviyeyi hatırlattı. Erling Haaland, ikinci yarıda iki gol attı ama bu yetmedi. Yine de ikinci yarıdaki performans, Avrupa’nın en iyilerine karşı nasıl mücadele edebilecekleri konusunda umut veriyor. Aralık başındaki Barcelona maçında nasıl bir performans sergileyecekleri merak konusu.
5. Real Madrid (↔️ Değişmedi)
Real Madrid, son iki sezonda Şampiyonlar Ligi’nde beklentilerin çok altında kaldı. Şimdi yurt içi ve Avrupa kupalarını Bernabéu’ya geri getirmek için José Mourinho‘ya döndüler. Ancak Portekizli teknik adam, turnuvanın ilk haftalarındaki istikrarsız performanslar nedeniyle baskı altında.
Çarşamba günü Roma’ya karşı 3-1 geride kaldıklarında baskı doruğa çıkmış gibiydi. Ancak Los Blancos, son 10 dakikada üç gol atarak maçı kaçırdıkları yerden kazandı. Antonio Rüdiger, Roma’daki bu destansı geri dönüşü tamamladı. Böylece Inter’i yenmelerinin ardından iki maçta iki galibiyet aldılar. Yine de Mourinho’nun takımının en azından yarı finale kadar gidebilmesi için ciddi gelişmeler gerekiyor.
4. Bayern Münih (⬇️ Düşüşte)
Geçen sezon Şampiyonlar Ligi ilerlerken Bayern Münih, birçok taraftarın favorisi haline geldi. Nefis bir yarı finalde PSG’ye yenildiler. Harry Kane, Michael Olise ve Luis Díaz‘dan oluşan hücum üçlüsüyle Bundesliga devi önceki turlarda Real Madrid dahil herkesi geçmişti.
Bu sezon ise aynı uyum yakalanamadı. Bayern, ikinci maç gününde Viking’i yenemedi. Vincent Kompany’nin takımı, 2-0 geride iken ikinci yarıda öne geçti. Ancak Olise‘nin kırmızı kart görmesi, takımı on kişi bıraktı. Sonunda maçın son dakikasında Norveçli küçük takıma beraberlik golü yediler.
Olise, kırmızı kart nedeniyle Arsenal ile oynanacak üçüncü maçta da yer alamayacak. Bu maç her iki takım için de bir ölçü maçı olacak.
3. Arsenal (⬆️ Yükselişte)
Mayıs ayında finalde kaybeden Arsenal, ilk Avrupa Kupası’nı kazanma kararlılığını bu sezon zirveye taşıyacak. Özellikle Manchester City’nin cezaları netleşince Premier League şampiyonluk yarışında rakiplerinin önüne geçmeleri bekleniyor. Mikel Arteta‘nın savunması ve orta sahası, Avrupa’da her şeyi kazanabilecek kadar güçlü. Ancak hücumda gol gücü konusunda sorular var. Yaz aylarında büyük bir golcü transfer edemediler.
Arsenal için ilk adım, 2025-26 sezonundaki mükemmel lig etabını tekrarlamak. İki maçı da kazanarak iyi başladılar. Napoli ve Lille’e karşı tam performanslarını sergileyemediler. Sırada Bayern Münih deplasmanı var. Arteta’nın takımı, Bavyera’da güçlü bir mesaj vermek isteyecek.
2. Barcelona (↔️ Değişmedi)
Barcelona’nın Şampiyonlar Ligi’ni kazanmasının üzerinden 11 yıl geçti. Ancak PSG’yi bu sezon devirebilecek bir takım varsa, bu Hansi Flick‘in takımı olabilir. Mavi-Grenalar, Alman teknik adam yönetiminde son iki sezonda La Liga’ya hükmetti. Ancak kıtada, yüksek savunma hatları ve orta sahalarındaki açıklık nedeniyle başarısız oldular.
Dünyanın en iyi kontra hücumu durdurucusu olan İspanya kaptanı Rodri‘nin transferinin bu konuda oyun değiştirici olacağına inanılıyor. Lamine Yamal ve Raphinha ise yeni sezonda gol önünde uçuyor. Yamal, Galatasaray’a karşı ikinci maç gününde kazanılan galibiyette iki muhteşem asist yaptı. Sırada PSG var. Barcelona’nın iddiası, bu maçta en büyük sınavını verecek.
1. Paris Saint-Germain (↔️ Değişmedi)
Son iki sezonun Şampiyonlar Ligi kazananı PSG, 2026-27’de üst üste üçüncü şampiyonluğu hedefliyor. Real Madrid dışında üst üste üç kez Avrupa Kupası kazanan ilk takım olmak istiyorlar. Bu yönde başlangıç umut verici. Slovan Bratislava’yı ezdikten sonra Manchester City deplasmanında etkileyici bir galibiyet aldılar.
Luis Enrique’nin takımı, ilk yarıda 3-0 öne geçerek nefes kesen bir oyun sergiledi. City ikinci yarıda birçok sorun çıkardıysa da Fransız şampiyon 4-2’lik galibiyeti korudu. Sırada Barcelona var. Bu maç, olası bir final provası olabilir.